Ebeveyn Modelleri

Aileler çocuklarıyla iletişim kurma ve disiplin yöntemleri belirleyip uygulamada genel olarak aşağıda yer alan üç farklı Ebeveyn Tutumu sergilerler. 

Gevşek Tutum: Anne- babanın çocuk yetiştirme, kural koyma ve işletme, disiplin yöntemlerinde belirgin görüş ayrılıkları vardır. Hatta sadece anne ya da babada kendi içlerinde çocuklarıyla kararlı, tutarlı davranışlar sergileyemez. Ebeveynler arasında yöntem farklılığı belirgindir. Bu tez ailede yetişen çocuklarda , sınırlarını bileme, pazarlık yapma, inatlaşma görülür. Kontrol çocuktadır. Ödül ve ceza yaygın kullanılır. Otoriter Tutum: Kazan- kaybet modelidir. Ebeveyn kuralcı, zorlayıcı, çocuğun kişiliği ve gelişim dönemi özelliklerini önemsemez bir tavır takınır. Tek ebeveyn baskındır bu da genelde babadır. Baskın olan ebeveyni dengelemeye çalışan diğer ebeveyn daha duygusaldır ve gevşek tutum sergiler. Bu tez ailede yetişen çocuklarda suçluluk, öfke, kaba sözler, anti sosyal davranışlar görülür. Akran problemleri sıklıkla görülür. Akademik başarılar ya çok düşüktür ya da fazlasıyla hırslı ve yorucudur. 

Demokratik Tutum : Kazan- kazan modelidir. Ebeveynler etkin dinler, ben dili kullanır, çocuğa sınırlar içinde seçenekler sunar, mola yöntemi kullanır. Tutarlı, kararlı, emin ve güven verici tutum sergiler. Bu tez ailelerde yetişen çocuklar, başkalarının sınırlarını bilir, daha az hata yaparlar, HAYIR diyebilirler, olumlu- olumsuz duygularını ifade ederler. Mutlu, yaratıcı ve yapıcıdır. Demokratik Tutum sergileyen ebeveynler bunu sezgilerini bilgiyle harmanlayarak, koşulsuz sevgi vererek, çocuklarına sınırlar içinde seçenekler sunarak, çocuklarının olumsuz duygu ve düşüncelerini de tıpkı olumlular gibi kabul ederek  başarı sağlarlar. Bunlara ilaveten aşağıda yer alan yöntem ve iletişim biçimleri de bu tarz ailelerin en belirgin özellikleridir. 

Uygulamak istediği kurallarda başarılı olmak, geliştirici ve yapıcı disiplin kurallarıyla çocuğuyla iletişimini güçlendirmek  isteyen ebeveynlere öneriler. 

• SEN DİLİ yerine BEN DİLİ kullanın 
 Sen dili - Sen suçlusun 
 Sen başarısızsın 
 Sen yetersizsin der. 

Ben dili – Çocuğun davranışının yarattığı duygu durumunu açıklar. 

Örn: Çocuğunuz yüksek sesle çizgi film izliyor. 
1. Sorun yaratan davranış : Yüksek ses 
2. Davranış bizi nasıl etkiliyor ? :Başınızı ağrıtıyor 
3. Davranışın uyandırdığı duygular : Kızgınlık 

Ben Dili: Yüksek sesle çizgi film izliyorsun bu başımı ağrıtıyor ve beni kızdırıyor. 

Sen dili: 
1. Ya sesini kes şunun ya da kapat 
2. Sen beni hiç düşünmüyor musun bak yine başım ağrıdı? 
3. Her zaman yüksek sesle TV izliyorsun bıktım artık seni uyarmaktan!! 

Empati kurun, çatışmalarda ortaya çıkan öfkenin panzehiri empatidir. Empatik düşünce kendini o durumda çocuğun yerine koymaktır. 3 yaş ise “üç yaş gözlüğü” takarak duruma bakmaktır. Empati kurarak çocuğa ve durumuna sempati duyar ve sempatik yaklaşırsınız. 

• İYİ DAVRANIŞ AVCISI olun! 
Olumlulukları yakalayın ve hemen takdir edin.  Örn: Bunu yapabildiğine göre şunu da deneyebilirsin. Odanı topladığını görmek beni çok mutlu ediyor. Bu kocaman öpücük ya da minik sürpriz kardeşinle ilgilendiğin için. 

• Sınırlarınızı belirleyin ve seçenek sunun. Çocuklar sınırları severler. Sınırlar çocuklara kendilerini emniyette ve güvende hissettirir. Sınırlar olduğunda sürprizler, güç denemeleri, acabalar yoktur. Her şey açık ve nettir. Seçeneklerse çocukları özgür hissettirir, kendileriyle ilgili durumlarda söz hakkına sahip olmak onları işbirliğine istekli kılar. 

• Konuşmak kolaydır, dinlemek zordur. Biz yetişkinlerse sürekli konuşuyoruz oysa bilmiyoruz ki çocuklar dinlemeye özen göstermez. 

En iyisi onlara ETKİLİ MESAJLAR vermektir. 
1. Boy hizasına inmeli 
2. Göz teması kurmalı 
3. Etkili ses tonu ve mimik kullanmalı 
4. Dokunmalıyız 

Kurallarımız yaşa özgü, net ve uygulanabilir olmalıdır.  Örn: 4 yaş, çizgi film izlemek için önce oyuncak toplayabilir. 

• HAYIR demekten korkmayın. En çok çocuklarına gerekli durum ve zamanlarda “ Hayır” diyemeyen ebeveynler kural koymaktan zorluk yaşıyor, dirençle karşılaşıyorlar. 

 Ebeveynlerin HAYIR diyememe sebepleri şunlardır: 
1. Ya beni sevmezse, 
2. Problem zorlaşacak, işler işin içinden çıkılmaz hal alacak, desek bile uygulamayacağız. 

• Çocuğunuzun davranışını kontrol etmek istiyorsanız öncelikle ortamı kontrol etmelisiniz. 
Örn: Marketten kucağı abur- cuburla çıkmak isteyen çocuğu markette değil evde kontrol etmelisiniz. Önlem , yöntem davranışının sonucunda uygulanacaklar, evde konuşulup planlanmalıdır. 
 
• Disiplin çabaları ve kurallar kimin haklı kimin haksız olduğuyla ilgili değildir. Sadece ve sadece OLUMSUZ DAVRANIŞI ortadan kaldırmak içindir. Örn: eğer çatışma sonrasında kendinizi hatalı / haksız hissediyorsanız bunu çocuğunuzla konuşun. 
• Düşündümde sana böyle bir ceza vermemeliydim. 
• Üzgünüm bu kez hata bendeydi. 
• Yaptığın yanlıştı ama baban olarak benim yaptığım da yanlıştı. 
Yoksun bırakma bir davranış değiştirme yöntemi olarak uygulanacaksa, onaylanmayan bir davranışın sonrasında sonuç anlatılmalı. 
Örn: Oyuncağını böyle atarak oynarsan onu elinden almak zorunda kalacağım.. 
  
• ÖFKE’den Uzak Durun! Çünkü disiplinin yapıcı mı, yıkıcı mı olacağını ÖFKE belirler. Kızgınlık ve öfke anında disiplin çabası ebeveynlerin söylemek istemediği sözler söylemelerine, yanlış kurallar koymalarına sebep olur. Disiplin gerektiren çoğu konu ansızın geliştiği ve sinirlendiğimiz için ZAMANLAMA bu yüzden önemlidir. Sabırlı olalım, kızgınken kural koymak ve davranışı düzeltmeye yaramaz, tam tersi durumu GÜÇLÜ OLAN KAZANIR’ a getirir. 

• İstenilmeyen değil İSTEDİĞİNİZ davranışı söyleyin. Örn: Bıktım bu dağınıklıktan! yerine; ‘’Sinemaya gitmeden önce odanı toplamalısın’’.  Örn: Of sıkıldım artık, bu oyun bitmek bilmedi ! yerine; ‘’Oyunun kurallarına uyarsan seninle satranç oynamaya  devam edeceğim’’. vb cümleler kurun. Her şey Gülen Gözler, Gülen Yüzler İçin….